Çığır açan bir araştırma, insan beyninin nesiller boyunca kademeli olarak büyüdüğünü ortaya koydu. Kaliforniya Üniversitesi’nden bir ekip tarafından yürütülen bu araştırmada, 1930’lar ile 1970’ler arasında doğan 3.000’den fazla bireyin MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) verileri incelendi. JAMA Neurology dergisinde yayımlanan bulgular, 1970’lerde doğanların 1930’larda doğanlara kıyasla yaklaşık %15 daha fazla beyin yüzey alanına ve %6,6 daha fazla beyin hacmine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma ayrıca beynin hafıza ve öğrenme ile bağlantılı bazı bölgelerinin zaman içinde büyüdüğünü ortaya çıkardı. Özellikle, hafıza ve öğrenme işlevleri için kullanılan kilit bir bölge olan hipokampus, incelenen nesiller arasında %5,7’lik bir hacim artışı gördü.
Bu büyüme, boy, yaş ve cinsiyet gibi diğer bazı faktörler dikkate alındıktan sonra bile kaydedildi. Araştırmanın başyazarı Profesör Charles DeCarli, daha büyük beyin yapılarının daha iyi beyin gelişimi ve sağlığına işaret edebileceğini belirtti. Daha büyük bir beyin yapısının daha büyük bir ‘beyin rezervi’ sağlayabileceğini de sözlerine ekledi. Bu da yaşamın ilerleyen dönemlerinde Alzheimer ve Demans gibi yaşa bağlı beyin hastalıklarının etkilerinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Sosyal, kültürel ve eğitimsel yönler de dahil olmak üzere çeşitli dış faktörler de beyin boyutunu etkileyebilir. Düzenli fiziksel aktivite, hafıza ve öğrenme ile ilgili alanlarda artan beyin hacmi ile ilişkili görünmektedir. Sağlıksız beslenme, alkol alımı ve sosyal izolasyon ise beyin boyutunu olumsuz etkiliyor gibi görünmektedir. Daha yüksek gelir seviyeleri, nöron bağlantı yoğunluğundaki azalmanın neden olduğu beyaz maddenin bozulmasına karşı koruma sağladığı uzmanlar tarafından ifade edilmektedir.