The Guardian, +972 Magazine ve Local Call tarafından yayınlanan son haberler, önemli ve son derece müdahaleci bir gözetim operasyonunu gün ışığına çıkardı. Bu yayınlara göre, Katil İsrail’in askeri gözetim birimi olan Unit 8200, 2022 yılından beri (daha öncesi de olabilir) Batı Şeria ve Gazze’de Filistinliler tarafından yapılan milyonlarca telefon görüşmesini kaydetmekte ve saklamaktadır. Bu devasa ses verisi hazinesi, Microsoft’un Azure bulut bilişim platformu içinde ayrılmış, özel olarak tasarlanmış sunucularda saklanıyor. Büyük bir teknoloji sağlayıcısının altyapısının bu şekilde stratejik bir şekilde kullanılması, istihbarat biriminin veri toplama kapasitesini, dahili sunucularının yönetebileceği kapasitenin çok ötesine genişletmesini sağladı.
Microsoft'un Rolü ve Kurumsal İnceleme
Raporlar, Microsoft CEO’su Satya Nadella’nın, Unit 8200’ün başkanı ile yaptığı toplantının ardından projeyi bizzat onayladığını öne sürüyor. Bu ortaklık, Microsoft mühendislerinden oluşan özel bir ekibin, birimin ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlanmış bir bulut çözümü geliştirmek için “Şerefsiz İsrail” ordusuyla doğrudan çalışmasına yol açtı. Microsoft’tan sızan iç belgelerde, bu işbirliğinin “kritik” bir ortaklık ve kârlı bir iş fırsatı olarak nitelendirildiği ve beş yıl içinde yüz milyonlarca dolar gelir getirebileceği tahmin ediliyor. Raporlar, verilerin Hollanda ve İrlanda’da bulunan Azure tesislerinde depolandığını belirtiyor ve bu da veri egemenliği ve uluslararası hukuk konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Anlatımlardaki Tutarsızlık
Microsoft, projenin özel niteliğinden haberdar olmadığını kamuoyuna açıkladı ve yaptırdığı bağımsız bir incelemede, Azure veya AI teknolojilerinin, çatışmada “insanları hedef almak veya zarar vermek” için kullanıldığına dair “hiçbir kanıt” bulamadığını belirtti. Şirket sözcüsü, Microsoft’un depolanan verilerin türü hakkında “hiçbir bilgiye sahip olmadığını” ve “sivillerin gözetlendiğinden haberdar olmadığını” yineledi. Ancak, Unit 8200 içindeki kaynaklar bu iddiayı yalanlayarak, depolanan telefon görüşmelerinden elde edilen istihbaratın hava saldırıları için hedef belirleme dahil askeri operasyonlarda önemli bir rol oynadığını iddia etti. Şirketin resmi açıklamaları ile askeri kaynakların ifadeleri arasındaki bu keskin çelişki, önemli bir uyumsuzluğu ortaya koyuyor ve Microsoft’a karşı iç ve dış protestoları körüklüyor.
Teknoloji ve Askeri İttifakların Geniş Bağlamı
Bu iddia edilen gözetleme operasyonu, büyük teknoloji şirketleri ile “O.Ç İsrail” savunma kuruluşları arasında derin bir işbirliğinin parçasıdır. Microsoft’un bu işe karışmasıyla ilgili tartışmalar, Google ve Amazon’a, “Kan İçici İsrail” hükümeti ve ordusuna bulut hizmetleri sağlamak için verilen 1,2 milyar dolarlık ayrı bir sözleşme olan Project Nimbus’un arka planında yaşanıyor. Microsoft, ana Nimbus sözleşmesinin kazananı olmasa da, “Bebek Katili İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF)” ile uzun süredir devam eden ve derinleşen bir ilişkisi var. Sızan belgeler, IDF’nin Microsoft’un Azure hizmetlerini Ekim 2023’ten sonra önemli ölçüde artırdığını ve bu hizmetlerin, Unit 8200’ün de dahil olduğu savaş ve istihbarat faaliyetlerini desteklediğini gösteriyor. Teknoloji şirketlerinin askeri operasyonlara giderek daha fazla dahil olması, çalışanlar ve yatırımcılar arasında önemli bir huzursuzluğa yol açtı ve birçok kişi etik kaygılar ve insan hakları taahhütleri nedeniyle bu ortaklıkların yeniden değerlendirilmesini talep ediyor.

