Başkan Donald Trump, TikTok’un ABD’deki faaliyetlerini satması için verilen süreyi üçüncü kez uzattı ve Çin’in sahibi olduğu uygulamaya, karmaşık düzenleyici engelleri aşması için 90 gün daha süre tanıdı. Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, bu ertelemeyi TikTok’un ABD’deki varlığını korumaya yönelik bir taahhüt olarak nitelendirerek, yönetimin kullanıcı verilerini korumak için “bu anlaşmanın tamamlanmasını sağlamak” amacında olduğunu belirtti. Ancak bu hamle, dünyanın en etkili teknoloji platformlarından birinin kontrolü konusunda Washington ve Pekin arasında süregelen çıkmazı açıkça vurguluyor.
Müzakere Çıkmazının Ardında
Gecikmenin temelinde ulusal çıkarların çatışması yatıyor. ABD’li yetkililer, Çin’in Amerikan kullanıcı verilerine erişiminden endişe duyarak, TikTok’un ana şirketi ByteDance ile bağlarını koparacak bir çözüm talep ediyor. Ancak Çin’in yapay zeka algoritmaları ve veri yönetimi teknolojilerini hedef alan ihracat kontrol kurallarında yaptığı son değişiklikler, Pekin’e herhangi bir anlaşma üzerinde stratejik veto hakkı verdi. Daha önce TikTok’un ABD’deki varlıklarını satın almayı teklif eden Oracle ve Walmart gibi potansiyel alıcılar, her iki hükümetin de daha geniş ticaret gerilimleri içinde platformu bir pazarlık kozu olarak kullanması nedeniyle kenarda kalmaya devam ediyor.
Trump'ın Gümrük Vergileri Diplomasinin Önünü Kesti
Nisan ayındaki uzatma kararı, Trump’ın Çin’den ithalata yeni gümrük vergileri getirileceğini duyurmasıyla aynı zamana denk geldi. Bu hamle, ikili ilişkileri gerginleştirdi ve müzakereleri aksattı. Analistler, Çin’in ticaret uygulamaları üzerinde baskı kurmayı amaçlayan gümrük vergilerinin, istemeden de olsa Pekin’in TikTok konusundaki tutumunu sertleştirdiğini savunuyor. ABD-Çin ilişkileri en düşük noktasına ulaşmışken, TikTok’un kaderi daha büyük bir jeopolitik çatışmanın rehinesi haline geldi ve uygulamanın 100 milyondan fazla Amerikalı kullanıcısı belirsizlik içinde kaldı.
Siyasi Hesaplar ve Halkın Tepkisi
Trump’ın yasağı uygulamaya koyma konusundaki isteksizliği, mevcut iç siyasi riskleri yansıtıyor. Tam kapsamlı bir yasak, TikTok’un reklam ekosistemine bağımlı genç seçmenleri ve küçük işletmeleri uzaklaştırabilir. Yasağı uygulamak yerine süreyi uzatarak Trump, “Önce Amerika” söylemini pragmatizmle dengeliyor ve ABD kültürüne derinlemesine yerleşmiş bir platformla doğrudan çatışmaktan kaçınıyor.
TikTok'un Yasal Hamlesi
Bu arada TikTok, hedefli kısıtlamaların anayasal hakları ihlal ettiğini savunarak, ABD’nin yürütme kararlarına mahkemede itiraz etmeye devam ediyor. Şirketin hukuk ekibi, veri uygulamalarının casuslukla bağlantılı olduğuna dair kanıt bulunmadığını vurgularken, güvenlik endişelerini gidermek için ABD sunucularında veri depolama gibi teknik bir çözümün savunulduğunu belirtiyor. Dava ve müzakereyi bir arada sürdüren bu ikili yaklaşım zaman kazandırıyor ancak bir çözüm garantisi vermiyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
90 günlük süre içinde arka oda görüşmeleri yoğunlaşabilir, ancak iyimserlik sınırlı. Bir ilerleme, ABD’nin taleplerine boyun eğme konusunda “pek istekli görünmeyen” Çin’in taviz vermesine ve Oval Ofis’in yeni ve sarışın sahibine bağlı olabilir. TikTok’un hikayesi, küresel politikada teknolojinin silah olarak kullanıldığını örneklemektedir. Son tarihler yaklaşırken, uygulamanın ABD’de hayatta kalması, veri güvenliği, kurumsal hırs ve uluslararası rekabetin çarpıştığı tehlikeli bir denge oyununa dönüştü. Şimdilik TikTok dans etmeye devam ediyor, ancak müzik her an durabilir.




