Beyin dalgaları bize, birinin ne kadar acı çektiğini söyleyebiliyor

featured

Yeni bir çalışma, beyin sinyallerinin bir kişinin ne kadar acı çektiğini tespit etmek için kullanılabileceğini ve bunun da belirli kronik ağrı durumlarını tedavi etme şeklimizi elden geçirebileceğini öne sürdü. Bugün Nature Neuroscience’da yayınlanan araştırma, bir insanın kronik ağrıyla ilgili beyin sinyallerinin ilk kez kaydedildiği bir çalışma oldu. En şiddetli ağrı türleri için kişiselleştirilmiş tedavilerin geliştirilmesine yardımcı olabileceği tespit edildi. Üç ay ya da daha uzun süren ağrı olarak tanımlanan kronik ağrı, ABD’de her beş kişiden birini etkilemektedir. Diyabet, yüksek tansiyon ya da depresyondan daha fazla. Bazen felç geçiren ya da uzuvları kesilen insanları da etkileyebilir. Beyni nasıl etkilediğini hala tam olarak anlayamadığımız için tedavisi de çok zordur. Yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenebilir. San Francisco’daki California Üniversitesi’nden araştırmacılar, kronik ağrısı olan dört kişinin beynine elektrotlar yerleştirdi. Hastalar daha sonra üç ila altı aylık bir süre boyunca günde birden fazla kez ağrılarının şiddetiyle ilgili anketleri yanıtladılar. Her bir anketi doldurmayı bitirdikten sonra, elektrotların beyin aktivitelerini kaydedebilmesi için 30 saniye boyunca sessizce oturdular.

Bu, araştırmacıların, parmak izi gibi kişiye özgü olan beyin sinyali modellerinde kronik ağrının biyobelirteçlerini tespit edebilmelerine yardımcı oldu. Daha sonra, araştırmacılar anket sonuçlarını modellemek için makine öğrenimini kullandılar. Çalışmanın yazarlarından Prasad Shirvalkar, hastaların beyin aktivitelerini inceleyerek ağrılarının şiddetini nasıl puanlayacaklarını başarılı bir şekilde tahmin edebildiklerini söylüyor. “Artık bu sinyallerin nerede yaşadığını ve ne tür sinyaller arayacağımızı bildiğimize göre, bunları ‘noninvaziv’ olarak takip etmeyi deneyebiliriz” diyor. “Daha fazla hasta topladıkça veya bu sinyallerin insanlar arasında nasıl değiştiğini daha iyi karakterize ettikçe, belki bunu teşhis için kullanabiliriz.” Araştırmacılar ayrıca, bir hastanın kronik ağrısını, termal bir sonda kullanılarak kasıtlı olarak verilen akut ağrıdan ayırt edebildiklerini buldular. Kronik ağrı sinyallerinin beynin farklı bir bölümünden gelmesi, bunun sadece akut ağrının uzun süreli bir versiyonu değil, tamamen başka bir şey olduğunu düşündürüyor.

Farklı insanlar ağrıyı farklı şekillerde deneyimlediğinden, ağrıyla mücadelede herkese uyan tek bir yaklaşım yoktur ve bu da geçmişte büyük bir zorluk teşkil etmiştir. Ekip, bireylerin biyobelirteçlerinin haritalanmasının, Shirvalkar’ın ağrıyı bir termostat gibi açıp kapatmaya benzettiği bir tedavi olan elektriksel beyin ‘stimülasyonunun’ terapötik kullanımını daha iyi hedeflemeyi mümkün kılacağını umuyor. Oxford Üniversitesi’nde klinik nörobilim profesörü olan ve projede yer almayan Ben Seymour, bulguların ağrı tedavisinde büyük bir sıçrama olabileceğini ve özellikle iletişim kurmakta güçlük çeken kronik ağrılı kişilerin tedavisinde yardımcı olabileceğini söylüyor. “Bu, akıllı ağrı teknolojilerine yeni bir kapı açıyor. Bu yüzden bunun artık aşılan, gerçekten önemli bir mühendislik engeli olduğunu düşünüyorum” diyor. Shirvalkar, bunun aynı zamanda insanların acıyı hissetme biçimlerinin son derece kişisel olduğunu ve tedavilerin her kişiye göre uyarlanmasının önemini gösterdiğini de sözlerine ekliyor “Açıkça görülüyor ki acı o kadar karmaşık ki (ve her bir insan o kadar karmaşık ki) onları gerçekten duymanın ve görmenin tek yolu hikayenin kendi taraflarını anlatmalarına izin vermek” diyor.

0
mutlu
Mutlu
0
_z_c_
Üzücü
0
aboo
Aboo
0
bay_ld_m
Bayıldım
0
sinirli
Sinirli
Beyin dalgaları bize, birinin ne kadar acı çektiğini söyleyebiliyor

Giriş Yap

gigahaber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!